MEME BÜYÜTME

Meme büyütme artık çok rahat ve güvenli bir şekilde yapılabilmektedir. Memeler kadın bedeninin güzel görünümünü tamamlayan yapılardır. Omuz genişliği, göğüs çevresi, bel ve kalça çevresi oranları bir kadın vücudunun çekici ve güzel görünmesinde çok önemli bir yer tutar. Memeler değişik nedenlerle küçük olabilir. Biri diğerinden daha küçük, asimetrik olabilir. Doğumsal olarak bir tanesi hiç olmayabilir. Her iki memenin eşit hale getirilmesi ya da hacminin arttırılması için, günümüzde  silikon meme implantları, yağ enjeksiyonu ve aquafilling dolgu maddeleri kullanılmaktadır.

Meme protezi ile meme büyütme

Meme protezleri;  sağlam dış silikon kılıf içinde  yumuşak yarı akışkan özellikli silikon jel dolu olan, vücudumuz ile uyumlu medikal malzemelerdir.

Meme protezi ameliyatı

Ameliyat genel anestezi ile hastane koşullarında ameliyathanede yapılır. Operasyon 1 saat kadar sürer.

Kesi seçenekleri:

* Meme altı kıvrımı (Submammarian)
* Meme baş alt kısmı (Periareolar)
* Koltuk altı (Aksiller)
Giriş yeri neresi olursa olsun izler başlangıçta belirgin, zamanla belli belirsiz hale gelecektir. Protez hastanın meme yapısına göre meme dokusu arkasına ya da göğüs kasının (pektoral) arkasına yerleştirilebilir. Her uygulamanın avantaj ve dezavantajları vardır.

Meme protezi sonrası dönem

Ameliyat sonrası rahat geçer. Ağrı çok azdır. Protez göğüs kası arkasına konulmuş ise birkaç gün kol hareketlerinde kısıtlılık olabilir. Ameliyat sonrası memeye sütyen veya sargı uygulanır. Erimeyen dikişler kullanılır. Eriyen dikişlerde dikiş alınmasına gerek yoktur. Erken dönemde hafif şişlik vardır. Hasta 3-4 gün içinde işine dönebilir. 3 haftadan sonra protez yerine yerleşir ve meme normalleşir. Hastaya 2 ay ağır sporlardan (zıplama-koşma gerektiren) uzak durması önerilir. Protezle meme büyütme ameliyatı, genel olarak iyi ve kalıcı sonuç veren bir ameliyattır.

Yağ enjeksiyonu ile meme büyütme

Son yıllarda yapılan araştırmalar insan vücudunun en önemli erişkin kök hücre deposunun kendi yağ dokusu olduğunu, karın bölgesindeki yağların kemik iliğine oranla çok daha fazla kök hücresi içerdiğini kanıtlamıştır. Yağ enjeksiyonu ile göğüs büyütme yöntemine vücudunda yağ dokusu fazlalığı olan hastalar en uygun adaylardır. Bedeninde yağ hücreleri alınacak verici bölgelerin çokluğu, uygulanacak olan işlemi kolaylaştırır. Hastaya aynı zamanda yağ alma da yapılmış olur.  Yağlar normal liposuction tekniğinden farklı olacak şekilde daha yavaş elde edilir. Sonrasında elde edilen yağlar santrifüj edilerek işe yaramayan kısımları uzaklaştırılır. Kök hücreden zengin yağ dokusu transfere hazır hale getirilir ve meme dokusu altına transfer edilir. Kök hücre yönünden oldukça zengin olan yağ hücreleri, enjekte edildikleri bölgede onarım yapma ve hasarlı kısımlardaki dokunun yeniden eski hâlini almasına yardımcı olmaktadır.

Yağ dolgusu uygulaması

Ameliyat sedasyon ya da genel anestezi altında gerçekleştirilmektedir. Hasta aynı gün rahatlıkla taburcu olabilir. Sonrasında göğüs bölgesinde ve yağ alınan bölgede hafif bir ağrı olur. Göğüs bölgesinde hafif şişlik olur, 15 gün sonra büyük ölçüde düzelecektir. Verilen yağların kalıcılığı ortalama %40-50 dir. Bu yöntemle genelde bir beden büyüme sağlanmış olur. Eğer istenirse 6 ay sonra bir kere daha aynı işlem tekrarlanabilir.

Aquafilling® ile meme büyütme

Meme ve kalçaların büyütülmesinde  postoperatif dönemi kısa ve doku için minimal travmaya yol açan akılda tutulması gereken bir seçenektir. İmplantlarla ilgili inanışları kökünden değiştirmiştir. Aquafilling uygulamasının sonuçları beklentilerin üzerindedir. Aquafilling kadınların meme ve kalça dokularının daha çekici ve doğal görünmesi için minimal invaziv ve açık cerrahi olmayan bir yol sağlayan hidrofilik jeldir.

Uygulama

Lokal anestezi ve sedasyon altında gerçekleştirilir. Silikon takılması işlemlerinden daha kısa sürmektedir. 45 dakika ile 1 saate kadar işlem son bulmuş olacaktır. Enjekte edilen alanın süt üretimi ve sütün dışarı çıkması ile ilişkisi olmayacağı için emzirme üzerinde olumsuz bir etkisi olmayacaktır.

Uygulama sonrası

Aquafilling; yüzde 98’i vücudumuzda zaten var olan, yan etkisi bulunmayan Sodyum Klorit’ten; geri kalan yüzde 2’si ise sıvının enjekte edilen bölgede kalıcılığını artırmak için kullanılan yine vücuda zararı olmayan Copoliamid’ten oluşur. Bu yöntem, ameliyat olmaktan, narkoz almaktan çekinen veya cildinde ameliyat izi istemeyenler için alternatiftir. Kalıcılığı ise ortalama 3-5 yıl süreyle devam eder.